Bir startup ile iş birliği yapacaklar için 4 soru

Büyük ve köklü şirketlerin kırmızı çizgilerinden biri geleneklerinden pek de taviz vermemektir. Ama bu durum kimi zaman bir yeni girişimi satın alma ya da iş birliğine gitme noktasında sıkıntı yaratabilir.

Eğer geçmişi on yılları hatta yüzyılları bulan bir şirketin yöneticiyseniz, gelenekleri korumakla geleceği belirlemek arasındaki hassas dengeyi iyi kurmanız gerekir. Gelecek projeksiyonlarınız arasında yeni girişimleri satın almak ya da onlarla bir stratejik iş birliği kurmak varsa sürece başlamadan önce yanıtlamanız gereken dört önemli soru var. Bu soruları daha en başından yanıtlamak, kuşkusuz sonraki hamlelerinizde size yardımcı olacaktır.

Büyük ve köklü şirketlere inovasyon konusunda danışmanlık yapan Rainmaking Innovation şirketinin yöneticilerinden David Nosibor, bu dört soruyu yanıtlarken yaklaşık 10 yılı bulan girişimcilik ve yeni kurulan şirketlerle ortaklık konusundaki deneyiminden hareket ediyor. Nosibor’un, e27’de yayınlanan, “What makes a successful corporate-startup engagement? Here are 4 questions to ask yourself” başlıklı makalesindeki “önce bunlar yanıtlanmalı” dediği sorular kısa ve net. Yanıtları ise oldukça kapsamlı. Peki bu dört soru ve yanıtlarken dikkat edilmesi gereken noktalar neler?

  1. Hedefiniz nedir?

Görünürlük ve PR yansıması elde etmek üst yönetiminiz için önemli olabilir, hatta öncelikli konular arasında olabilir. Ancak kendinize karşı dürüst olmalısınız. Bu tip bir PR çalışması ve sosyal medya kullanımı ana hedef olmamalıdır. Çünkü büyük bir şirketin üzerinde kalıcı etki yaratacak şekilde tasarlanmamıştır. Hedefinizi daha fazla tanıtım ve bilinirlik olarak değil, yenilik yaratan bir kurum olarak belirlemeniz daha mantıklı bir hareket olacaktır. Bunun için üst yönetimi etkileyecek fikir tohumları atmaya öncelik verebilirsiniz.

  1. Yeni girişimlerle iş birliği noktasında boşlukları nasıl doldurmalısınız?

Yeni girişimleri desteklemek üst yönetim nezdinde parlak bir fikir gibi görünebilir. İlgili yeni girişimleri tespit edebilir, onları düzenlediğiniz hackaton türü etkinliklere davet edebilirsiniz. Ekosistemde proaktif bir şekilde yer almak ve ilgi görmek iyi bir şey. Fakat, bu sanılanın aksine yeterli değil. Bu, yeni girişimlerin koşarak sizin kollarınıza atılmasını sağlamayacaktır. Hiçbiri, büyümek için para biriktirmekle uğraşırken şirketinizin karmaşık yapıya sahip tedarik zinciri departmanınızla mücadele etmek istemeyecektir. Özetle, bir yarışma veya organizasyonla kendilerine sunduğunuz 50 bin dolarlık çek yeterli olmayacak.

Bu nedenle yalnızca görünür olmak ve belirli miktarda kaynak ayırmayı destekleyecek hareketlerde bulunmanız gerekiyor. Bunun için araştırma ve analizlerle desteklenen ileriye dönük bir strateji geliştirmek lehinize olacaktır.

  1. Hangi tip girişimleri hedeflemelisiniz?

Adları “yeni girişim” olsa da kendi içlerinde farklı gelişmişlik süreçleri var. Ticari bir pilot proje için iş birliği yapmak istediğiniz girişimlerin bu nedenle hangi aşamada olduklarına dikkat etmenizde fayda var. Adı üzerinde, onlar birer yeni girişim. Yeni kullanıcılar ve müşterileri kovalamak için ciddi bir mesai harcıyorlar ve çok meşguller. Aynı zamanda yatırımcılarını bir sonraki yatırım turu için memnun edecek çalışmalar yürütmeleri de gerekiyor.

Bu kapsamda, amacınız stratejik iş birliği ise belirli bir seviyeye ulaşmış girişimleri tercih etmenizde fayda var. İş modelleri oturmuş, organik veya finansal olarak belirli bir olgunluğa ulaşmış, mali kaynaklara sahip girişimlerle çalışmak, konu ticari bir proje olduğunda çok daha mantıklı olacaktır. Bu seviyedeki girişimler aynı zamanda büyük bir organizasyona katılma ve katıldıkları organizasyonun ölçeğine uygun ürün ya da çözüm sunma konusunda da iyi bir noktadadır.

  1. Doğru yönetim politikasına sahip misiniz?

Yeni ticari ortaklıklar söz konusu olduğunda büyük şirketlerin talepleri ve süreçleri oldukça sıkıcı ve bunaltıcı olabilir. Yasal uyumluluk ve büyük şirketin satın alma ile tedarik kriterleri yorucu bir süreci temsil eder. Bu süreçte tonlarca dokümanın hazırlanmasının gerekmesi, herhangi bir iş birliğini tehlikeye atan caydırıcı bir faktördür.

Bir diğer kritik nokta, bu bürokratik sürecin tamamlanmasını takiben yönetim olarak sizin izleyeceğiniz yöntemdir. Organizasyonunda süreci doğru yönetebilecek isimlere sahip olduğunuzdan emin olmalısınız. Bununla birlikte sürecin inovasyon departmanınız tarafından mı yoksa ilgili iş birimi tarafından yönlendirilmesi noktasında da başlangıçta doğru seçimi yapmalısınız. İş birliği yaptığınız girişimle ilgili proje yönetimi ve mülkiyet süreçleri için en azından iş birimleri içinde özel bir kaynağa sahip olmalısınız.