Bürokrasi ölmek zorunda!

Asla iyileşmeyecek bir hastalık olarak tarif edilen bürokrasi, en büyük kurumları bile atalete ve sönüklüğe sürüklüyor. Bu yüzden yok edilmesi şart!

Gary Hamel, Harvard Business Review için yazdığı makalede bürokrasiyi “insan nüfusunun büyük bir kısmını etkisi altına alan korkunç bir salgın” şeklinde tanımlıyor. Bu salgının atıl, ruhsuz ve sönük olma gibi semptomlarını pek çok büyük ölçekli kurumda görüyoruz. Çare ise tümüyle yeniden inşa edilmiş, modern bir yönetim ideolojisinde mimarisinde gizli. Buna karşın, ne yönetim kurulu toplantılarında ne de işletme fakültelerinde bu iki önemli başlığa değinilmiyor. Hamel’in HBR’de kaleme aldığı makaleler, Forbes’tan Steve Denning tarafından şöyle özetleniyor:

Bürokrasi nedir?

Gary Hamel bize net bir açıklama yapıyor.

“Strateji en tepede belirlenir. Güç aşağı indikçe azalır. Büyük liderler küçük liderleri belirler. Bireyler terfi için yarışır. Maaş, seviye ile doğru orantılıdır. Görevler dağıtılır. Müdürler performansı değerlendirir. Takdir edilmek tamamen kurallara bağlıdır.

Bürokrasi, “neredeyse dünya üzerindeki büyük ölçekli kurumun işletim sistemini oluşturur. Kurumlarımızı devre dışı bırakan şey bürokrasinin sorgulanmayan prensipleridir.”

Bürokrasi “basit ve ölçeklenebilir” olsa da günümüzün aşırı hareketli ortamında “büyük bir engeldir”. “Yeni düşünceleri ezer ve geçmişi yaşatmaya devam eder. Gücü yanlış yerlerde kullanır… Görüş farklılıklarını ortadan kaldırır ve dalkavuklar yaratır.” Bürokrasi “kendi aşınmış zekalarının başarısız olduğunu kabul edemeyen tecrübeli yöneticilerden oluşan küçük bir kadronun” tepeden yönettiği bir sistemdir. Sovyet tarzı merkeziyetçiliğe benzer ve “esnekliğin düşmanıdır. Uyum sağlayıp öğrenmek istemezlerse tüm kurum duraklar.“

Bürokrasi “kontrol ideolojisine” bağlıdır ve “uygunluk sunağında tapınır.” “Sıra dışı sonuçlar elde edilen sıra dışı iş modellerini oluşturan ve kurumsal bütünlüğe zarar veren sıra dışı fikirlere sahip sıra dışı kişilere” düşmandır. “Hayal etme ve katkıda bulunma hevesimizi azaltır.” Kurumlarımızın “temelden beceriksiz kalmasına” neden olur.

Kurumsal değişim, bürokrasiye engel olamıyor

Hamel, çoğu kurumsal değişimin bürokrasi hastalığını ortadan kaldırmadığını söylüyor. “Kurumsal hiyerarşileri yatay hale getirdik fakat yok edemedik. Motivasyonu övdük fakat yönetim otoritesini dağıtamadık. Çalışanları akıllarındaki söylemeleri için cesaretlendirdik fakat strateji belirlemelerine izin vermedik. Yeniliklerin avukatı olduk fakat onları dışarıda bırakan sınırları sistematik olarak kaldıramadık. Değişim ihtiyacı hakkında (durmadan) konuştuk fakat çalışanlara nasıl harekete geçeceklerini öğretmedik. Bürokrasiyi geçersiz kılacağımızı duyurduk fakat tahtından edemedik ve şimdi bunu yapmamız gerek.”

Hamel, “Kabuk bağlamadan ölçekten yararlanmamıza yardımcı olacak, inovasyonu boğmadan verimliliği artıracak, özgürlüğü ortadan kaldırmadan disiplini güçlendirecek yeni ve radikal yönetim prensiplerine ihtiyacımız var.” diyor.

Bürokrasi “ne kadar tedavi uygulanırsa uygulansın iyileşmeyecek” bir hastalık. Aşağıdan yukarı doğru proaktif yenilenmeye karşı bağışıklık edinmiş. Kurumsal yapıları ve süreçleri, tabiatı gereği zehirli. Duygusal olarak yavan ve hayal gücünü ve tutkuyu parlatma konusundan bihaber.

“Yaratıcı yıkım rüzgarı güçlenmeye devam ettikçe bu hastalıklar daha da zayıflatıcı hale gelecek.” Fikirlerin paylaşıldığı sayfalar, iş kuluçka merkezleri, çevrim içi iş birlikleri, tasarım düşünceleri, otantik liderlik ve diğerleri gibi tavsiye edilen mevcut çözümlerin, kendilerinden önce gelen düzinelerce ‘tedaviden’ daha etkili olma ihtimali düşük.

“Geleceğe uygun kurumlar oluşturmak için çok daha derine inmeliyiz.” diyen Hamel, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Özünde halen feodal yapılar olan kurumlarla ilgili temel inançlarımızı zorlamalıyız. Bunu başka türlü söylemenin bir yolu yok, bürokrasi ölmeli. Bürokrasiyi bir yandan öldürürken bir yandan da sağladığı, hassaslık, tutarlılık ve öngörülebilirlik gibi faydaları elde etmenin yolunu da bulmalıyız.”

Forbes makalesinde daha sonra geleceğin nasıl inşa edilmesi gerektiği ve bu dönüşüme giden yol anlatılıyor. Bu keyifli makalenin tamamını okumak için tıklayın.