Büyük şirketler neden girişimlere yatırım yapar?

Girişimler, genellikle Amerikan girişimcilik ruhunun günümüzdeki temelleri olarak görülmektedir. Bir girişim kurup, bu girişimi beyin fırtınası dönemlerinden toplantı odalarına ve başarılı halka arzlara kadar taşımak dünyadaki sayısız girişimcinin hedefidir. Bununla birlikte, çoğu zaman girişimlerin gayriresmi ve esnek kültürünün, mega şirketlerin tutuculuğu ve resmiyeti ile çeliştiği düşünülmektedir.

Bunu akılda tutarak, bu tür şirketlerin genellikle gelecek vaat eden girişimleri aktif olarak araştırma ve bu girişimlere yatırım yapma stratejisi şaşırtıcı olabilir. Bu durum, ilk bakışta şirket kültürlerinin çatışması olarak görünse de kurum kültürüne aykırı bir girişimin, dev bir şirket için paha biçilmez bir yatırım sağlayabilmesinin çeşitli nedenleri vardır. Bu nedenleri Hub101 ekibinden Raquel yazısında sıralıyor.

  • Birbirini Tamamlayan Teknolojiler

Kullanışlılığını kanıtlamış ürünlere sahip bir girişime yatırım yapmak, geleneksel Ar-Ge ekiplerinden daha hızlı ve güvenilir bir inovasyon kaynağı olarak görülüyor. Google gibi kuruluşlar, dünya çapındaki girişimlerde bulunabilecek benzersiz ekonomik fırsatları belirlemek için yatırım kanallarını kullanıyor.

Bu trendin oluşmasında ekonomik gerekçelerin de payı var. Büyük şirketler kendilerini önceki yıllara göre daha az çevik olarak gördüklerinde bir inovasyon sürecinde ilerlemenin yeni zorluklarını keşfediyorlar. Hem kar marjları hem de şirketin küresel pazardaki konumu ürün vermeyen Ar-Ge projeleriyle tehlikeye girdiğinde, mevcut teknolojiye yatırım sağlama ve bağlantı kurma fırsatları cazip bir çözüm olarak ortaya çıkıyor. Bu tür bir strateji, şirketin markasına odaklanmasını sağlarken, aynı zamanda hizmetlerinin işlevselliğini de arttırıyor.

  • Yenemiyorsan Onlara Katıl

Tekrar eden bir döngü olarak herkes, her zaman sonraki büyük şeyi arıyor. Bu durum özellikle pazar üstünlüğü korumak isteyen şirketler için geçerli. Ancak herhangi bir girişimcinin de bileceği üzere piyasayı alt üst edecek bir girişim herhangi bir yerden çıkabiliyor. Bu durum, şirketlerin yatırım departmanlarının potansiyel rakiplerini veya piyasa devrimcilerini erken aşamalarında keşfedip ekiplerine katması için çalışmasına neden oluyor. Piyasa dengesini değiştirenlerin önceden belirlenmesi, büyük bir şirketin dengeyi sağlaması veya bir pazar değişikliğinin kaçınılmaz olması durumunda bu pazara başarılı bir şekilde uyum sağlaması için en iyi yol olabilir. Bazen bir girişimin ürünü, kendi endüstrisindeki rakiplerinden çok daha başarılı bir performans gösterebiliyor. Bu gibi durumlarda, kurumsal şirketler gelecekleri ve istikrarları için girişimlere yatırım yapabiliyorlar.

  • Kendini Yerelleştirme

Bazen bir şirketin yabancı bir ortamda çalışırken, girişim tarafından sağlanan zemine güvenmesi daha kolay oluyor. Piyasaya potansiyel giriş noktaları, yerel yönelimlere odaklanmak ve bu doğrultuda para harcamak yerine, önceden var olan bir temel üzerinden başlangıç yapmak veya bir alana ilişkin anlayışlı bir bakış açısı ile para harcamak daha güvenli bir yol olabiliyor. Bu gibi bazı durumlarda bir girişime yatırım yapmak, özellikle yeni bir şirkete açık olmayan bir alanda iş yapmanın en iyi yoludur. Yabancı bir şirket, yeni işletmesini yerel bir yüz kullanarak açabilirse, büyümeyi çok daha yumuşak bir süreç haline getirebilir.