İnovasyon hedefleyen şirketler, metrikleri nasıl kullanmalı?

Her şirketin inovasyondan büyük beklentileri var. İşlerinin büyümesini, satışlarının artmasını ve müşterilerinin daha mutlu olmasını istiyorlar. Peki bunun için şirketler ne yapmalı? İnovasyon deyince akla gelen önemli isimlerden Soren Kaplan, Innovation Point için kaleme aldığı makalesinde bu sorunun cevabını arıyor.

İnovasyonu ölçümlemek, başarılı bir inovasyon süreci geçirmek isteyen tüm firmalar tarafından kabul görmüş bir gereksinimdir. Yolu bir şekilde inovasyondan geçen herkes, süreci elindeki metriklere göre değerlendirmek ve gelecek adımlarını ona göre atmak istiyor. Metrikler inovasyon sürecinin nasıl geçtiği hakkında firmalara bilgi verirken, aynı zamanda geleceğe de ışık tutuyor. Çoğu büyük firma, metrikleri kullanmaya zaten alışmış durumda ve bu konuya epey mesai harcıyorlar. Günün sonunda, herkesin aklında tek bir problem var. Bu kadar yatırım yapıp, bu kadar emek verdiğimiz inovasyon sürecini en etkili biçimde nasıl ölçümleyebiliriz?

Standartların dışına çıkın

Günümüzde inovasyon dünyasının karşılaştığı en büyük problemlerin başında, geleneksel ticaret zamanlarından kalma metriklerin, şimdiki rekabetçi piyasada kullanılmaya çalışılması. Esasında bu iki alan birbirinden tamamen farklı. Firmaların geleneksel bakış açısından kurtulup, inovasyonune ne olduğunu iyi anlamaları gerekiyor. Yeniliğe açık olmadan, başarılı bir inovasyon süreci yönetmek ne yazık ki pek de mümkün değil. Fortune 1000’e göre, en çok kullanılan inovasyon metriklerinin başında, yıllık Ar-Ge bütçesinin yıllık satışlara oranı ve yıl içinde alınan yeni patentler geliyor. Aktif projelerin sayısı, çalışanların sunduğu yeni fikirler ve yeni ürünlerden gelen satışlar ile liste uzayıp gidiyor. Bu metrikler gerçekten kullanışlı olabilir ancak firmanızı ciddi anlamda değiştirecek bir inovasyon için, herkesin gittiği yoldan giderek bütün süreci bu “geleneksel” metriklere bağlamak, inovasyonun bizzat kendisiyle ters düşüyor. Bu yüzden standartların dışına çıkmanız ve firmanıza özgü bir ölçümleme modeli üzerinde çalışmak gerekiyor. Bunu yapmayan inovasyon liderleri genelde her şeyi ölçümlemeye çalışıp büyük resmi gözden kaçırıyorlar. Sonuç ise başarısız bir inovasyon süreci.

Şirketinize özel bir ölçümleme modeli yaratın

Günümüzde her firma, başarılı bir inovasyon süreci için metriklerin gücünden faydalanmak gerektiğini biliyor. Sadece metrik ölçümleyerek iyi bir inovasyon süreci geçirmek ise ne yazık ki mümkün değil. Firma içinde bir inovasyon kültürü oluşturmak, yenilikleri gerçekten desteklemek, geri bildirimlerden beslenerek inovasyonu sürekli güncel tutmak, inovasyon ekibini desteklemek ve onlara özel bir alan yaratmak, liste uzayıp gidiyor… Tüm bu maddeleri kendi firmanıza nasıl entegre edebileceğiniz üzerine iyice düşünmeniz büyük önem taşıyor.

Basitleştirin

Her şeyden önemlisi ise, tüm bu sürecin basitleştirilebiliyor olması. Elinizdeki metrikleri olabildiğince basitleştirin. Metrikler ne kadar basit görünürse, onlardan anlamlı veriler çıkarıp sürece dahil etmeniz de o kadar kolay olacaktır. Bu yüzden olabildiğince basitleştirin. ROI metriklerinizi kullanın, şirketinizin neler yapabileceğini ölçümleyin, liderlik metriklerini takip edin. Kendinize bir metrikler ailesi oluşturun ve bu aileyi inovasyon yolculuğunuz boyunca yanınızdan eksik etmeyin. İnovasyonunuzun amacı nedir? Gelecekte firmanızı neler bekliyor? Bu gibi sorulara yanıtlar arayın, kendinize yeni sorular sorun. Planlayın, değerlendirin, öğrenin ve yolunuza devam edin.

Bu önerileri dikkate aldığınızda, inovasyon sürecinizin çok daha iyi geçtiğini görebilirsiniz. Başarının sırrı geleneksel metriklerden faydalanırken aynı zamanda standartların da dışına çıkabilmekte saklı. Bunu başardığınızda bütün sürece bambaşka bir açıdan yaklaşacak, böylece kimsenin göremediği potansiyellerin farkına varacaksınız.