Kurum kültürü stratejiyle beslenir

Yapmaya çalıştığınız şey stratejiniz değil, hedeflerinizdir. Nasıl yapmayı planladığınız ise kurum kültürünüze bağlıdır.

Sağlıklı beslenme kavramı son yıllarda etkisini iyice arttırmaya başladı. Pek çok uzman farklı yorumlarda bulunsa da nihai amaç, daha sağlıklı ve uzun ömürlü bir bünyeye sahip olmanızdır. Kurumlar için bu durum kısmi değişiklikler göstermekle birlikte oldukça benzerdir. Kurumunuzun sağlığını doğrudan etkileyen faktörlerden biri ise kuşkusuz stratejidir.

Tasarım, strateji ve ürün geliştirme üzerine danışmanlık yapan Luke Kanies, “Strategy is Culture” başlıklı makalesinde tam da bu konuya dikkat çekiyor. Uzun yaşamında pek çok kurumun dönüşümüne rehberlik eden Peter Drucker’a ait olduğu kabul edilen “Kültür, kahvaltıda stratejiyle beslenir” sözüne atıfta bulunan Kanies, bu ifadenin genellikle kültürün stratejiden daha önemli olduğu şeklinde yorumlandığını, ancak 500 çalışana sahip bir şirketle ilgili deneyiminde kültürün stratejiden daha önemli olmadığının farkına vardığını ifade ediyor.

Stratejiyi, “Yapmaya çalıştığınız şey değil, bunlar sizin hedeflerinizdir.” şeklinde yorumlayan Kanies, neyi nasıl yapmayı planladığını sizin stratejinizdir görüşünde. Farklı bir strateji seçilmesi durumunda, stratejinin şirket kültürünün nasıl dönüştüğünü gösteren önemli bir bileşen olarak aktaran Kanies, yazısında dünyanın sektörlerinde önde gelen, ama farklı stratejilere sahip şirketlerinden örnekler de veriyor.

Southwest Havayolları’nın “en düşük maliyetli havayolu şirketi” olmasının etkili bir strateji olduğunu aktaran Kanies, Toyota örneğinde ise, şirketin benzersiz tüm kademelerdeki çalışanlardan üst düzey yöneticilere kadar uzanan eğitim ve yetenek olgusuna vurgu yapıyor. Bu örnekte yöneticilerin yalnızca kendi hedeflerini tutturarak değil, ekiplerini ne kadar eğittiklerinin de bir terfi kriteri olduğuna dikkat çeken Kaines, Toyota’nın bu sayede öne çıktığının altını çiziyor.

Kültür ve strateji ayrılmaz bir ikili

Örnek verdiği şirketlerde kültür ve stratejinin ayrılmaz bir ikili olduğunu kaydeden Luke Kanies, “Stratejiniz, şirketinizin nasıl kazanmayı planladığı ve kültürünüze insanların bireysel olarak nasıl uyum sağladığıdır.” sözleriyle duruma açıklık getiriyor.

Rekabet gücünün bir diğer önemli faktör olduğunu belirten Kanies, iki rakip kurumun aynı misyona sahip olabileceğini, bununla birlikte stratejide farklılıklar olması gerektiğini vurguluyor. Kanies, eğer rekabet edilen bir rakip olmaması durumunda ise daha önce kimsenin olmadığı bir pazarda nasıl kazanılacağının net bir şekilde belirlenmesi gerektiğini ifade ediyor.

Çoğu zaman stratejilerin, müdahale ve değişimden uzak bir noktaya yerleştirildiğine dikkat çeken Kanies, Napolyon’dan örnek vererek, Napolyon’un bir stratejinin değerinin komuta çadırında değil, düşmanla buluşulan yerde belirlendiğini bildiğinin altını çiziyor.

Kazanmayı nasıl planladığınıza dair belirlenen stratejiyi de önemli olarak yorumlayan Kanies, harika bir stratejiye ve harika bir kültüre sahip olmanın tek başlarına yeterli olmadığına da dikkat çekiyor. Bu iki kavramın ayrı ayrı değil, tek bir bütün gibi ele alınması gerektiğine işaret eden Kanies, şirket yöneticilerinin kurum kültürünü şekillendirmenin yanında stratejilerin nasıl yürütüldüğü ve işlerlik kazanması konularında ciddi bir zaman ve efor harcanması gerektiğinin altını çiziyor.