Kurumiçi girişimcilerin başarısız olmamak için uygulaması gerekenler

Her kurumiçi girişim programı, büyük şeyler başarma umuduyla oluşturulmuştur. İşletme bir laboratuvar, hızlandırıcı veya başka herhangi bir inovasyon ekosistemi kursa da, işletme liderleri genellikle ilham almak için dünyanın en iyi girişimlerinin başarılarını ve uygulayabilecekleri kanıtlanmış bir modelleri arıyorlar. Yine de işletme liderleri, kendi iç girişim yatırımlarının halen hedeflerine ulaşamadıklarına inanıyorlar. Kurumsal Girişimcilik Akademisi’nin kurucusu ve CEO’su Jan Kennedy’ye göre bu şaşırtıcı değil. Kennedy, afce.co‘daki bu makalesinde kurumiçi girişimcilerin diğer girişimlerden farklı olarak başarısız olmaması için dikkate alması gerekenleri anlatıyor:

“Girişimlerin ortalama %90’ının başarısız olduğunu göz önüne aldığınızda, birçok kurumsal girişimin başarısız olacağının düşünülmesi doğal oluyor. Bu oran, küçük girişimcileri başarısızlığı öğrenme ve bir fikri geliştirme fırsatı olarak gördükleri için şok etmese de kurumsal işletmeler için girişimciliği daha az çekici hale getiriyor. Yöneticilerin talep ettikleri başarıyı garanti altına almak için kurumiçi girişimcilik programlarının çok iyi yapılandırılması ve tasarlanması gerekiyor.”

Bir şirketin kurumiçi girişimcilik programı nasıl doğru bir şekilde tasarlanabilir?

Kurumsal bakış açısına göre, işletme liderleri programı başlatmadan önce göz önünde bulundurulması gereken değişkenleri belirlemelidir. Bazıları, katılımcıların en iyi nasıl seçileceğini ve nasıl terfi edeceklerini belirlemek için zaman alabilir. Bütün organizasyona yayılan veya belirli departmanlara odaklanmış fikir kampanyaları başlatılabilir. Bununla birlikte, birçok kişi şirket hakkında fikirlerini dile getirebilir ve gözlemlerini birkaç ana temaya indirgeyebilir.

Yaklaşım ne şekilde olursa olsun, şirket bir fikri sürdürmeye karar verirse tüm kurum boyunca ilerlemenin gerekli olup olmadığının tespit edilmesi gerekir. Çok fazla zaman, para ve çaba boşa harcanabilir ve yöneticiler, girişimin bu riske değeceğini bilerek hareket etmelidir.

Laboratuvardan temel işletme alanına kadar herkesin bir fikri yalın bir şekilde geliştirebilecek ve olgunlaştıracak üretken girişimciler olmalarını sağlayacak adımlar atılmalıdır. Bu yaklaşım, öğrenmenin en üst düzeye çıkmasına ve üyeler inovasyon sürecinde ilerledikçe girişimin risklerini azaltmaya yardımcı olur. Kurumiçi girişimcilere verilen araçların ve yapının mevcut girişim riskini en aza indirecek biçimde tasarlanması önemlidir.

Girişimcilik programı yöneticileri farklı olarak ne yapabilir?

Kurumsal girişimlerin yüksek oranda başarısızı olmalarının genel bir nedeni, ilgi eksikliği nedeniyle fikirlerin yönetim tarafından erken öldürülmesidir. Bu nedenle, katılımcıları dürüstçe değerlendirmek ve sürece kimlerin girmesine izin verileceğini dahi belirlemek hassas bir konudur. Ayrıca üst düzey liderlik, hangi fikirlerin izleneceği konusunda daha fazla düşünmelidir.

Yalın girişim yaklaşımını tanıtmak da yararlı olabilir. Bu yaklaşıma göre, ekipler altı ay beklemek yerine daha ilk günden itibaren gerçek hayattaki müşteriler ile deneyler yaparlar. Ekipler, süreç boyunca öğrendiklerini esas alarak doğrultularını değiştirmeye teşvik edilmelidir.

Bir fikrin değişmesi olasıdır ancak bu bir başarısızlık olarak nitelendirilmemelidir. Fikir, işletme ve müşteri ihtiyaçlarına daha iyi uyacak şekilde gelişmiş şeklide yaşamaya devam etmektedir.

İnovasyon projesinde yer alacak doğru kişiler nasıl motive ve teşvik edilebilir?

Katılımcıları motive etmek zorunda olduğunuzu düşünüyorsanız, büyük olasılıkla takımda yanlış kişilere sahipsiniz demektir. Genelde insanları belli bir fikir üzerinde çalışmaya zorluyoruz. İç girişimciler, projeleri seçmek ve belirli bir problemi çözmek için gereken ekstra çabayı göstermek için bir alana ihtiyaç duyarlar. Tutkulu oldukları ve ilgilendikleri bir konuya dahil oldukları zaman en iyi şekilde çalışırlar. Daha da önemlisi, kurumiçi girişimcilerin çözüme değil de soruna odaklanmaları gerekmektedir.

Bu odaklanma, eldeki sorunu çözebilecek potansiyel fikirler hakkında üretken, yaratıcı ve tarafsız tartışmalar yapılmasını sağlar. Fikrin sonradan uygun olmadığı tespit edilse dahi girişimciler zaten başlangıçta zaten çözüme odaklandıkları için fikre karşı ilgilerini ilgilerini kaybetmezler.

Çatışmaya neden olan bir başka husus da ekip genelindeki kişilik çeşitlilikleridir. İdeal ölçü, çeşitli fonksiyonları temsil eden ve sorun çözme konusunda azimli olan dört ya da beş kişidir. Üç kişiden az ekipler hareket etmeye devam etmekte zorlanırlar ve altı kişiden daha fazla olanlar ise iletişim zorluklarıyla karşılaşabilirler.

Başlangıçta, genellikle ekibin enerjisi her zaman heyecan ve umut dolu bir şekilde yüksek bir seviyededir. Ancak zamanla ekibin arasındaki saygı, işin süreçleri ve hatta programın kendisi zarar görebilir ve ekibin birbirine bağlılığı azalmaya başlayabilir. Herkesin eşit şekilde yatırım yapmasını ve inovasyonu ilerletmesini sağlamak için tüm üyeler tarafından onaylanmış standart bir beklentiler bütünü belirlenmelidir. Birisi sözünü yerine getirmemişse program yöneticisi ve sponsoru bu durum inovasyon ilerlemesini ve ekibi etkilemeden önce haberdar edilmelidir.

Şirketler neden girişimcilik takımlarını kuluçka aşamasına getirmek için çabalıyorlar?

Şirketlerin çoğu erken kuluçka aşamasına geçmeye çalışıyorlar. Gerçek müşterilerle yapılması gereken keşif ve fizibilite analizini yapmadan bir fikir için çok heyecanlanıyorlar. Bunların yerine, çözümü oluşturmak ve gerekli kaynaklara yatırım yapmak için ayrı ve tam zamanlı bir ekip oluşturmaya karar veriyorlar. Kuluçka aşaması ilerledikçe ekipler, sürecin başlarındaki öğrenilmiş olabilecek veya yamalanmış önemli boşlukları fark etmeye başlıyor.

Bu durumda, fikir büyük olasılıkla gelişecek ve mevcut ekibin sahip olamayacağı yeni yetenekler gerektirecektir. Ekip üyeleri de projeye belirli bir süre boyunca bağlı kaldıklarından program yöneticisi de ekip üyelerinin yerini değiştirme esnekliğini kaybeder. Bu da, gereken yeteneklere karşı sahip olunan yetenekler arasında uyumsuzluk yaratır.

Kuluçka süreci, daha ayrıntılı deneyler yapmak ve çevik bir şekilde geliştirmekle ilgilidir. Ekip, özelliklerin ve kullanıcı deneyiminin sorunu doğru şekilde çözmesini sağlar ve çözümün kullanılabilirliğini test eder. Ancak çözümün gerçek dünyada işe yarayıp yaramadığını keşfetmek için gereken zaman ve esnekliğe sahip değildir. Bu nedenle, programın ilk evresindeki her adımın fikirden keşif ve doğrulamaya doğru önceden planlanmış olması şarttır.

Sonuç olarak, kuluçkanın başarısı kurumiçi girişimcilik programınızı ilk günden nasıl ayarladığınıza ve onu destekleyen organize sponsorluk seviyesine bağlıdır.